|Ana Sayfa|          

 

 
 

 Derdim yüreğimde eller ne bilsin. (Aşık Veysel)  

 

|Fizik Anasayfa|        

  Bilimsel Haberler - Teknoloji -  Bulus  - Fizik - Kimya - Biyoloji - icat - Sanat
Deney İzle Üstün Yetenek Zeka Oyunları Projeler Akıl Küpü İcatlar IQ - Test Notlar Gök Bilim Rehberlik
Bilimsel Bilgi Göz Yanılması Bilgi Yarışması Sunular Bilim İnsanları Robot En-ver Gülmece Ana sınıfı  Sınıf Öğrt.
 

Einstein Haklı Çıktı!
Kütle Çekim Dalgaları İspatlandı.
                
ABD Ulusal Bilim Vakfı, LIGO projesini başlattı. ABD’nin Louisiana ve Washington eyaletlerine iki dev lazer dedektörü kuruldu. Bilim insanları bu dedektörlerle Dünya’ya 1.3 milyar ışık yılı uzaklıktaki iki kara deliği izleme altına aldı.

Güneş’in yaklaşık 30 katı büyüklüğündeki bu karadelikler, birbiri etrafında dönüp çarpışmıştı. Bu çarpışma sonrası kütle çekim dalgaları ilk kez 14 Eylül 2016 da saptandı. Yapılan bir dizi çalışmalar sonucu 12.02.2016 tarihinde basın açıklaması ile dünyaya duyuruldu.



Yerçekimsel dalgaları tespit etmek için bir protondan 10 bin kat küçük bir hassasiyete sahip 4 kilometrelik lazer ışınları gerekliydi. Bu gelişen teknoloji ile ancak yeni üretilebildiği için bu keşif bu zamana kadar bekledi. Bu yerçekim dalgaları geçmişteki teleskoplarla görülemezdi. LIGO projesi bu imkanı sağladı.

Yerçekim dalgaları, ışık gibi dalgalar halinde ilerliyor fakat ışığın aksine radyasyon yaymak yerine, uzayın kendisinde dalgalanmalara sebep oluyor. LIGO lazer dedektörleri, ışık hızında ilerleyen bu dalgaların ses sinyaline dönüştürülüp kaydedilmesine imkan sağladı. MIT bilimadamı Matthew Evans, “Karadelikten yayılan ve Dünya’ya gelen sinyalleri hoparlöre bağladık. 'Vuup' sesini duyduk” şeklinde ifade ediyor.

Bu keşif bilimde önemli bir çığır?
Bu keşif henüz televizyon veya cep telefonu gibi hayatımızı kolaylaştıracak bir icada dönüşmese de bilimde tam bir çığır. Çünkü evrenle ilgili tüm bilgilerimiz, radyo dalgaları, kızılötesi, görünür ışık, morötesi ışık, X ışınları, gama ışınları gibi elektromanyetik dalgalardan oluşuyor. Bu dalgaların hepsi evrende ilerlerken kesintiye uğrayabildiğinden, 'uzayın hikayesini' bugüne kadar hep parça parça, eksik halde öğrenebiliyorduk.

Evrenin Sistematiğini Öğrenebileceğiz.
Yerçekimsel dalgaların keşfi sayesinde artık astronominin elinde yeni ve çok önemli bir araç var. Bu sayede “evrenin sitematiğini” daha derinden  öğreneceğiz. Evrenin ilk dönemine ait bilinmeyen verilere ulaşabilir, gizemini koruyan karadelikleri ve nötron yıldızlarını daha iyi anlayabiliriz. Penn Üniversitesi’nden Abhay Ashtekar’a göre; “Bu gerçekten, gerçekten heyecan verici bir olay. Kainata yeni bir pencere açılıyor”.